Dirk Kuyt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dirk Kuyt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Dünya Kupası Günlüğü 17



HOLLANDA:2 (SNEİJDER 53'-68')
BREZİLYA:1 (ROBINHO 10')





(İşte maçın adamı... Önce kendi kalesine attı golünü, sonra da gördü kırmızı kartını.)

* Brezilya iyi başladı ama iyi bitiremedi.
* Brezilya'ya ettiğim lanet 2.turda tutmamıştı ama çok şükür çeyrek finalde tuttu.
* Brezilya demek samba demektir, hücum futboludur, seyir zevki yüksek futboldur. Kimsenin Brezilya'yı böyle oynatmaya hakkı yoktur. İyi oldu hak yerini buldu.
* Dunga'ya büyük bir zevkle el sallıyorum.
* 2014'te evsahibi olacakları şampiyonada umarım sambayı tekrar izleriz.


(Sevinmeyi hak ettiler.)

* Hollanda iddiasız ama savaşan futboluyla yoluna devam ediyor. Onlar için en zorlu dönemeç Brezilya'ydı. Yarı finalde karşılarında Almanya-İspanya vs. olmayacak. Gana maçıyla epeyce yorulmuş ve de önemli fireler vermiş olan bir Uruguay olacak. Final için şansları çok yüksek.


(Savaşçı)

* Robben önceki maça nazaran etkisizdi umarım finalde iyi işler yapar çünkü şampiyon olmak istiyorlarsa olası rakipleri Almanya ya da İspanya olacak ve şanstan daha fazlasına ihtiyaçları var.


URUGUAY:1 (FORLAN 55')
GANA: 1 (MUNTARİ 45+2')


* Gana için üzülmemek elde değil. Özellikle maçın son yarım saati ve uzatmalar düşünüldüğünde maçı kazanmayı hak eden taraf kendileriydi. Bu şans son dakikada ayaklarına kadar geldi de ama olmadı.


(Maçın kader anı. Kupada daha önce iki penaltı golü atan Gyan topu direğe nişanlıyor ve gelecek tekrar yazılıyor.)

* Olmayınca olmuyor işte. Futbol böyle bir oyun ve böyle güzel.


(Ganayla üzüldüm Uruguayla sevindim.)

* Gündüzki maçın ilk yarısını izleyen biri de Brezilya'nın maçı rahat alacağını düşünürdü muhtemelen. Ama kazın ayağı öyle değil. Futbolda hiçbir zaman garanti diye bir şey yok. Ne ilk düdük çalmadan önce bir şey tahmin edilebiliyor ne de son düdük çalmadan bir şeyler belli oluyor.


(Noluyordu acaba orda.)


(Maçta kardeş kardeş oynadılar hep böyle. Centilmence bir maç oldu.)

* Gönül isterdi ki Gana yarı finale kalsın lakin olmadı. Ben bir Uruguay taraftarı olarak buna üzüldüm şahsen. Yarı finalde Uruguay'ı çok da şanslı görmüyorum zaten Hollanda karşısında. Takımın tüm yükü Forlan'ın üzerindeyken bir de Suarez'in Lugano'nun ve Fucile'nin eksiklikleri onları bir hayli zorlayacaktır.


ARJANTİN: 0
ALMANYA: 4 (MULLER 3', KLOSE 68-89', FRIEDRICH 74')


* Çeyrek final tahminlerinde bulunurken sinirbozucu futbol oynayan takımların yoluna devam ettiğini bu yüzden iyi futbol oynayan Almanya'nın maalesef Arjantin'e eleneceğini söylemiştim ama yanıldım.
*İyi ki de yanıldım, şahane oldu doğrusu.


(Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi arkadaşlar.)

* Sinir bozucu futbol oynayan ve böyle bir hakkı bulunmayan Arjantin elendi. Tıpkı Brezilya gibi... Brezilya da Brezilya gibi oynamıyordu ve elenmeyi hak ediyordu Arjantin de öyleydi.
* Bir tek Messi'nin eline bakıyorlardı. O gariban da bu gün etkisiz kaldı-ne yapabilir ki zaten tek başına- böyle olunca Arjantin'in yenilmesi kaçınılmaz oldu.


(Allahım ben nerde yanlış yaptım!)

* Arjantin önceki maçlarında da çok pozisyon veriyor ve kötü bir takım savunması yapıyordu. Diğer rakipler Arjantin'i cezalandıracak kadar iyi değillerdi. Bu kör topal gidiş bir yerde son bulacaktı zaten belliydi ve Almanya da faturayı ağır kesti baya.


(Ömer Üründül'ün de dediği gibi efsane futbolcu olmak iyi teknik adam olmak için yeterli değil. Fotoğraf çok manidar aslında. Takımı çatır çatır oynayan Löw ve hocalığı silik bir efsane.)

* Almanya'yı ne kadar övsek azdır. Kupaya inanılmaz talihsizliklerle geldiler. Bir sürü oyuncu sakatlık belasından evine dönmek zorunda kaldı hatta hiç gelemeyenler oldu. Buna rağmen eldeki kadroyu mükemmel bir şekilde kullandı Löw ve şu ana kadar turnuvanın en zevk veren takımı olmayı başardılar.


(Sonuna kadar hak ediyorlar şampiyonluğu. Bakalım ne olacak..??)

* İki büyük favoriye 4'er gol salladılar birbirini takip eden turlarda. Örneği çok yoktur heralde kupa tarihinde.
* İspanya'yla finalde karşılaşsalar daha bir güzel olurdu. İspanya, İspanya'dır neticede. Almanya'yı elemelerinden korkarım. İngiltere'ye ve Arjantin'e dörder atıp bu kadar güzel futbol oynarken final göremezlerse yazık olur doğrusu.


PARAGUAY:0
İSPANYA:1 (VİLLA 83')


* Beklenen oldu ve İspanya turu geçti. Ancak beklediğimiz kadar kolay olmadı tabi ki.
* Paraguay iyi direndi hatta bölüm bölüm iyi de oynadılar ama güçleri bu kadarına yetti.
* Maç içindeki kısa periyotları saymazsak vasat bir maç izledik aslında. Yüksek bir tempo yoktu. Gayet kontrollü bir orta alan mücadelesi izledik.
* Yine de özellikle üst üste gelen iki penaltı pozisyonuyla uzun süre belleklerden silinmeyecek bir maç izledik.




* Birer dakika arayla iki takımın da penaltı kazandığı maçlar daha önce de olmuştur herhalde ama iki penaltının da kaçtığı pek vaki değildir sanırım.
* Öyle ya da böyle; iyi oynadılar ya da kötü oynadılar İspanya zaten turu geçmesi gereken takımdı ve öyle de oldu.
* Villa gol sayısını beşledi. Gol krallığı için büyük avantaj yakaladı.
* Torres hayal kırıklığı yaratmaya devam ediyor. Şu anda merak ettiğim acaba Del Bosque acaba yarı final maçına da Torres ile başlayacak mı..?
* Her maç da bir kırılma anı var. Bu maçın kırılma anı tabi ki Cardozo'nun kaçırdığı penaltıydı ama son dakikalarda Santa Cruz'un harcadığı pozisyon da bir o kadar önemliydi.


Hemen yarı final tahminlerimi de yazayım buraya.

URUGUAY-HOLLANDA

* Hollanda yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi. Çok uzun zamandır bu kadar yaklaşmadılar başarıya. Onların kaybetmelerine sebep olabilecek tek şey bu stresi yaşamaları olabilir diye düşünüyorum.
* Takımım Uruguay finale çıkabilir mi? Futbolda olmaz olmaz diye bir şey yok. Ama bolca eksikle ve sadece Forlan'ın yapabileceklerine endeksli futbollarıyla finale çıkmaları gerçekten sürpriz olur.


İSPANYA-ALMANYA


* Turnuvanın en iyi top oyanayan takımları genelde şampiyon olamazlar.
* Bu yüzden içimdeki kötü bir his Almanya'nın şampiyon olamayacağını söylüyor. Bunu İspanya mı yapar yoksa finalde Hollanda ya da Uruguay'dan biri mi yapar bilmem.
* Almanya daha iyi oynayacak ama İspanya finale çıkacak.

29 Haziran 2010 Salı

Dünya Kupası Günlüğü 16




HOLLANDA: 2 ( ROBBEN 18’, SNEİJDER 84’)
SLOVAKYA: (VİTTEK 90+3 pen)




* Hollanda ilk defa bu kadar ciddi bir şekilde şampiyon olabileceğini hissettiriyor.
* Daha önce de aynı tespiti yapmıştık. Bu turnuvada kimse macera aramıyor. Kimse göze hoş gelen futbol oynama derdinde değil. Brezilya, Arjantin ve Hollanda da dahil.




* Total futbolun beşiği, her daim aklımızda tempolu ve güzel futboluyla yer eden Hollanda bu turnuvada çok farklı. Sanki İtalya’yı ya da geçmiş dönemlerin Almanya’sını filan izliyoruz.
* Hiç macera aramıyorlar, çok sabırlılar, hiç aceleleri yok ve eninde sonunda istediklerini alıyorlar.


(Başarılı bir maç çıkartan kaleci Mucha'nın maç boyu yaptığı tek yanlış hareket Sneijder'in boş kaleyle karşı karşıya kalmasına neden oldu.)

* Sonunda Robben de girdi takıma ve işte budur dedirtti bize.


(Çok pis vururum ha.)

* Kulübünde de milli takımda da hep diğerlerinin gölgesinde kalıyor ama futbolseverlerin gönlünde onun yeri ayrı bence. Diğerleri kadar fiyakalı değil ama her zaman işini en iyi yapanların, son damlasına kadar mücadele edenlerin başında geliyor. Kimdir bu. Tabi ki Dirk Kuyt. Saygım var bu adama.



* Robert Vittek de giderayak gol sayısını dörde çıkarıp beleşçi Higuain’i yakaladı. Ola ki Higuain bu saatten sonra başka gol bulamazsa ve alttan gelen adaylar da 4 golü geçemezse gol krallığını birileriyle paylaşabilir. Ama bu düşük bir ihtimal gibi görünüyor. Şimdiden üçe ulaşan Luis Fabiano’nun, Luis Suarez’in ve David Villa’nın 4 golü geçmeleri gayet olası.



BREZİLYA:3 (JUAN 35’, L. FABİANO 38’, ROBİNHO 59’)
ŞİLİ:0


* Gönlüm Şili’den yanaydı ama olmadı, olması da zordu zaten.
* Portekiz maçında lanetlemiştim Brezilya’yı ama lanetim tutmadı. O gün çok sallamıştım Brezilya’ya bize izlettikleri kötü futbol yüzünden.
* Çok şükür bugün birazcık oynamayı lütfettiler. Biraz da Şili’nin şuursuz futbolu sayesinde istediklerini gayet akıllıca bir futbolla aldılar.




(Kilidi açan gol Juan'ın müthiş kafa vuruşuyla geldi.)

* Şili’nin şuursuz futbolu dedim ama yine de hakkını yemeyelim adamların. Güçlü bir rakibe karşı çoğu takımın yaptığı gibi “aman gol yememek için kapanalım atarsak bir şekilde atarız yeter ki yemeyelim bunun için de ölesiye kapanalım” taktiğiyle oynamadılar. Turnuvanın başından beri yaptıkları şekilde kaybetmemek için değil de kazanmak için çıktılar. Bu kadar da abartmasalardı iyi olurdu lakin tebriği yine de hak ediyorlar.
* Brezilya, Portekiz maçına göre çok iyi futbol oynadı ama yine de ciddi rakiplere karşı ne yapabileceklerini merak ediyorum. Hollanda’nın derli toplu futboluna diş geçirebilecekler mi göreceğiz.


(Artiz ne arar la Afrika'da..:))